Kaplıca
Afyonkarahisar ili Sandıklı Belediyesi Hüdai Kaplıcaları, Sandıklı ilçesine yaklaşık 8 Km. mesafede, Afyonkarahisar - Antalya karayoulu 65. kilometresinden sonra güney batı yönündedir.
- Kaplıca işletmesinde; ön rezervasyon hariç, tüm işlemlerde kimlik beyanı zorunlu olup, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununun ek-1 maddesi gereğince konukların listesi kolluk kuvvetlerine bildirileceği için tesisimizden yararlanacak olanlar konaklama kayıt belgesini kendi el yazılarıyla, eksiksiz ve doğru olarak doldurarak resepsiyon görevlisine teslim etmek mecburiyetindedir. Resmi kurum kimliği karşılığı verilen apart anahtarlarının ayrılış esansında iade edilmesi mecburidir. Birlikte kalacak olanlardan EVLİLİK CÜZDANI talep edilebilir.
- Resmi kimlik beyan etmeyenler, yanlış ve gerçek dışı beyanda bulunanların konaklama istemleri kabul edilmez ve/veya konaklama derhal sonlandırılır. Tahliye edilen güne dair konaklama ücreti ile beraber konaklanan günlere dair ücret tahsil olunur. Yalan ve/veya yanlış, gerçek dışı kimlik beyanında bulunulması durumunda tüm hukuki ve cezai sorumluluk beyan sahibine ait olup, işletmemize atfa kabil bir sorumluluk yüklenemez.
- Konaklama bedelleri, konaklanacak süreye göre belirlenir ve konaklama bedelleri giriş yaptıklarında peşinen alınır. Ödeme nakit, banka kartı ve/veya kredi kartı ile kabul edilir.
- Konaklayan müşterilerin, konaklamaya başlangıç ve oda ve/veya aparta giriş saati saat 14:00’ tür.
- Konaklayan müşterilerin konaklama süresinin bitişi ve oda ve/veya apart tan çıkış saati, saat 10:00’dur.
- Tesislerimiz bulunan apart odalar, amacı dışında, kanuna, ahlaka ve adaba mugayir şekilde kullanılamaz. Konaklamanın garsoniyer, buluşma, birleşme yeri, alkol alma, kumar oynama, suç teşkil eden fiilleri işleme, kaç, saklanma ve/veya sair uygunsuz şekilde kullanımına dair tüm cezai ve hukuki sorumluluk konaklayan ve/veya konaklayanlara ait olup, tespiti durumunda derhal kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunularak yasal iş ve/veya işlemlerin başlatılması sağlanır ve oda ve/veya apart kolluk kuvvetlerince veya yetkili görevlilerce derhal tahliye edilir. Tahliye edilen güne dair konaklama ücreti ile beraber konaklanan günlere dair ücret tahsil olunur.
- Konaklayan müşterilerin kıymetli eşya, mal, para, mücevherat ve sair kıymetli, emtiayı bulundurmamaları esastır. Kıymetli eşyalar emanet alınmaz, kabul edilmez.
- Konaklayan ve/veya konaklayanlar, konaklama esnasında kimlerle kalacaklarını bildirmek ve kalacak olanların kimlik ve yakınlıklarını ibraz ve ispat etmek zorundadır. Bu bağlamda bildirilen ve/veya bildirilenler dışında kimse konaklayamaz, konakladığının tespiti durumunda doğabilecek hukuki ve cezai tüm sorumluluk konaklandıran müşteriye ait olup işletmemize herhangi bir sorumluluk yüklenemez.
- Konaklayan ve/veya konaklayanlar oda ve/veya apartlara yabani ve/veya evcil hayvan, alkollü içki, bulundurulması ve kullanılması yasak keyif verici her türlü yasa dışı madde, yasak ve /veya kanuna, ahlaka ve/veya edebe aykırı malzeme, yayın ve/veya neşriyat, zararlı ve sağlığa aykırı kimyevi madde ve/veya atık, patlayıcı madde, tehlikeli madde, kanuna mugayir silah, ateşli silah, silahtan sayılan eşya ve benzeri şeyleri bulunduramazlar. Alkollü içki, keyif veren madde kullanamazlar. Aksi halde derhal kolluğa haber verilerek yasal iş ve/veya işlemlerin başlaması sağlanarak, oda kollukça veya yetkili görevlilerce derhal boşaltılır. Konaklanan süre ve boşaltılan güne dair konaklama ücreti konaklayandan tahsil edilir.
- Kamuya açık olan işletmemizde bulunan ve seyir halinde ki ve/veya park halinde ki araçlarda meydana gelen/ gelecek olan maddi ve/veya manevi hiçbir zarar ile bu araçların konaklayan ve/veya konaklayanlara ve/veya araç ve/veya mallarına vereceği hiçbir zarardan işletmemizin sorumluluğu yoktur.
- Konaklama kurallarına uyulmadığı taktirde geri ödeme yapılmadan konaklamanın sonlandırılması, oda ve/veya apartın boşaltılması hakkı işletmede saklı olup, konaklayan ve/veya konaklayanlar bu hususu öğrenmiş ve kabul etmişlerdir.
- İşbu kural bildirimi; müzakere ve anlaşma niteliğinde olup, kurallara dair değişiklik yapma hak ve yetkisi tamamen idareye aittir.
- Konaklama süresi biten müşteriler çıkış saatinde odada bulunmadıkları takdirde oda içerisinde kalan eşyaların bir mesuliyet kabul edilmeksizin uygun bir yerde 3 gün süreyle muhafaza edilir.
- Konaklama foliosunda yazılı bu hükümler Kaplıca İşletme ve İştirakler Müdürlüğü konaklama talimatnamesinin ayrılmaz bir parçası olup, bu folioyu imzalayan kişi yada kişiler konaklama talimatnamesini peşinen kabul etmiş olur.
Beyan ettiğim bilgilerin doğruluğunu ve hesabıma ait olan ödemeyi rızamla kabul ediyorum. Tesis konaklama kurallarını okudum, inceledim ve kabul ettim. Kurallara kabul etmeyi, kurallara uymayı açıkça kabul, beyan ve rızaen taahhüt ediyorum. Kurallara uymamam durumunda karşılayacağım yaptırımları okudum, anladım ve kabul ettim. Kurallara uymamam halinde doğacak her türlü akdi ve/veya kanuni yaptırımı, çıkacak ödemeleri, idarenin ve/veya tesisin uğradığı ve/veya uğrayacağı doğrudan ve/veya dolaylı zararları karşılamayı, oda ve/veya apart tahliyesi halinde faturalandırılmış ödemeleri geri istemeyeceğimi, tarafıma çıkan ödemeleri kabul edeceğimi, ödeme yapmamam durumunda hakkımda her türlü yasal yola müracaat edilmesini açıkça ve rızaen kabul ve taahhüt ederim.
Konaklama folyosunda yazılı bu hükümler kaplıca işletme iştirak müdürlü konaklama talimatnamesinin ayrılmaz bir parçası olup bu folyoyu imzalayan kişi yada kişiler konaklama talimatnamesini peşinin kabul eder.
Tatil Köyü
Kadın-Erkek ayrı olmak üzere Kardelen Çamur Banyoları, Kür Merkezi ( su banyosu, çamur banyosu, türk hamamı), açık ve kapalı yüzme havuzları, çeşitli termal sular, 24 adet saatlik orkide aile banyoları, marketler, turistik eşya reyonları, çay bahçeleri, fırın ve restorant, yürüyüş parkurları ve masaj salonları, yeşil alanlar, piknik ve mesire alanları, dinlenmek için açık hava parkları ile tesislerimiz hizmet vermektedir.
Hasta Kabul
Bakanlar Kurulu kararı ile Kaplıcamıza resmi sağlık heyet raporu ile sevkli hasta kabul edilmektedir.
- İşletmemiz Sağlık Bakanlığı İşletme İznine sahiptir.
- İşletme izni: Afyonkarahisar Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından 14.06.2013 tarihli KT03.15 ruhsat numarası ile Kaplıca Tesisi İşletme izin Belgesi vardır.
- Sevkli hasta kabul edilir.
- İşletmemiz tedavi giderleri yönetmeliği kapsamındadır.
- Kaplıca tedavileri için, resmi sağlık kurumlarınca en az bir fiziksel tıp ve rehabilitasyon veya tıbbi ekoloji ve hidroklimatoloji uzman hekiminin yer aldığı sağlık kurulları tarafından sağlık kurulu raporu düzenlenecektir. Sağlık raporunda tanı, önerilen tedavi, seans ve gün sayısı bilgilerinin yer alması zorunludur.
- Kaplıca tedavisine gerek görülenler, Sağlık Bakanlığınca işletme izni verilen kaplıca tesislerine müracaat edebilirler. Sağlık Bakanlığınca işletme izni verilmeyen kaplıcalarda tedavi görenlerin banyo ücreti, yol, gündelik ve refakatçi giderleri Kurumca karşılanmaz.
- Yol, gündelik ve refakatçi giderleri tedavi için düzenlenen sağlık kurulu raporuna dayanılarak karşılanır. Sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarihten itibaren 6 (altı) ay içerisinde tedaviye başlanamaması halinde yeniden sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerekir.
- Sağlık kurulu raporunun düzenlendiği gün dahil 5 (beş) işgünü içinde kaplıca tesisine müracaat edilmesi gerekmektedir. Bu süre içinde kaplıca tesisine müracaat edilmemesi halinde yol gideri ve gündeliklerin ödenebilmesi için yeniden sağlık kurulu raporu düzenlenmesine gerek bulunmayıp, bu raporun geçerli olduğu 6 (altı) aylık süre içerisinde sağlık hizmet sunucusu tarafından SUT eki Hasta Sevk Formu (sevk belgesi) düzenlenerek sevk edilmesi gerekir.
- Sağlık Bakanlığınca işletme izni verilen kaplıca tesisleri ile sözleşme yapılıncaya kadar kaplıca tedavilerine ait giderler, hasta tarafından karşılanacak olup tedaviye ilişkin fatura ve sağlık raporuna dayanılarak her bir gün için bir adet olmak üzere, SUT eki fiyat listesinde 702.020 kodu ile yer alan “banyo-kaplıca” bedeli hastaya ödenir. SUT’ta yer alan diğer işlemler faturalandırılsa dahi bedelleri ödenmez.
- Yol giderin ödenmesinde, tedavinin sağlanabildiği en yakın kaplıca tesisinin bulunduğu yerleşim yeri esas alınarak yapılır.
- Raporda/sevk formunda refakatin tıbben gerekli olduğunun belirtilmesi (18 yaşını doldurmamış çocuklar için aranmaz) ve tedavinin yapıldığı tesis tarafından refakatçi kalındığının belgelenmesi halinde refakatçinin yol giderleri ve gündelikleri Kurumca karşılanır.
- Yol giderleri mutat taşıt bedeli üzerinden ödenir.
- Gündelikler; il dâhilindeki sevklerde (ilçe-merkez arası) 100, iller arası sevklerde ise 200 gösterge rakamının devlet memurları aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden ödenmektedir.
SGK Web Sitesinden Alınmıştır
KaynakHüdai Kaplıcaları Havzası
Hüdai Kaplıcaları
Sandıklı Hüdai Kaplıcası havzasında, toplam 3 adet 5 yıldızlı otel 1 adet 3 yıldızlı otel 1 adet de butik otel olmak üzere toplamda 5 adet otel bulunmaktadır. Ayrıca Hüdai Kaplıcalarına 20 km uzaklıkta Akdağ Tabiat parkı bulunmaktadır.
Fotoğrafı Büyült(Fotoğraflar Vatikan Müzesinden Alınmıştır)
May Thermal Resort & SPA
5 Yıldıza sahip olan May Otel Hüdai Kaplıcarına yürüme mesafesindedir. Ayrıntılı bilgi için :May Thermal Resort & SPA
Fotoğrafı Büyült(Fotoğraf May Thermal Resort & SPA Web Sitesinden Alınmıştır)
Safran Thermal Resort
5 Yıldıza sahip olan Safran Thermal Resort Hüdai Kaplıcarına yürüme mesafesindedir. Ayrıntılı bilgi için :Safran Thermal Resort
Fotoğrafı Büyült(Fotoğraf Safran Thermal Resort Web Sitesinden Alınmıştır)
Sandıklı Thermal Park Resort SPA & Convention Center
5 Yıldıza sahip olan Sandıklı Thermal Park Resort SPA & Convention Center Hüdai Kaplıcarına yürüme mesafesindedir. Ayrıntılı bilgi için :Sandıklı Thermal Park Resort SPA & Convention Center
Fotoğrafı Büyült(Fotoğraf Sandıklı Thermal Park Resort SPA & Convention Center Web Sitesinden Alınmıştır)
Sandıklı Thermal Otel
5 Yıldıza sahip olan Sandıklı Termal Otel Hüdai Kaplıcarına yürüme mesafesindedir. Ayrıntılı bilgi için :Sandıklı Thermal Otel
Fotoğrafı BüyültButik Thermal Otel
3 Yıldıza sahip olan Butik Termal Otel Hüdai Kaplıcarına yürüme mesafesindedir. Ayrıntılı bilgi için :Sandıklı Thermal Otel
Fotoğrafı BüyültDoğal ve Kültürel Zenginlikler
Akdağ Tabiat Parkı
Sinanpaşa İlçesi, Akören kasabası, Gecekgediği mevkiinde bulunan park 65 ha. alana sahiptir.Afyonkarahisar il merkezine 17 km'dir.
87 adet bitki türü ve ova kurbağası ile angıt, sakarmeke, yeşilbaş ördek, serçe ve kırlangıç gibi kuş türleri ile zengin bitki örtüsü ve hayvan varlığı yanı sıra, göl alanı ile halkın dinlenme ve eğlenmesine imkan sağlamaktadır.Sahanın hemen doğusunda Büyük Taaruz Şehitliği ve Başkomutan Mustafa Kemal Anıtı yer almaktadır. Ayrıca saha içerisinde yer alan gözetleme kulesinden Başkomutan Meydan Muharebesinin ve Büyük Taaruz Harekatının cereyan ettiği tepeler görülmektedir.
Akdağ Kocayayla
İlimiz Sandıklı ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve bir kısmı Hocalar ve Kızılören ilçelerine taşan Akdağ eteklerindeki Kocayayla, ortalama 1.600 m. Akdağ’ın zirvesi ise 2.500 m. yüksekliktedir.
Kocayayla ve Akdağ civarı Sandıklı ilçemize 35 km. mesafede Ankara-Antalya yolunun sağında kalan Hocalar ilçesi yoluyla Sorkun kasabasına kadar asfalt yol ile ulaşımı kolay ender yerlerden biridir. Sorkun’dan itibaren ise stabilize orman yoluyla meşe ormanlarıyla başlayan ve yükseldikçe çam ağaçlarının yoğunlaştığı virajlı yollardan 1.600 m. Yükseklikteki vadiye ulaşılmaktadır.
Anadolu’nun çıplak dağları, çölleşmeye yüz tutmuş alanları yanında, Karadeniz bölgemizi aratmayacak yemyeşil ormanlar, su kaynakları, çayırlar; kısacası zengin bitki örtüsüyle eş değerde yaban hayatı, (yılkı atları, geyik, domuz, tilki, kurt v.s.) monoton ve betonlaşan hayatımıza bir anda huzur ve canlılık kazandırmaktadır.
Doğal peyzajı bozmadan patika yolları, atlı gezi yolları, bisiklet parkurları, yaban hayatı izleme noktaları, alabalık üretilmesi için küçük barajlar, gölcükler, günübirlikçiler ve kampçılar için sosyal tesisler, havuzlar bu güzellikleri daha da çekici ve eşsiz kılacaktır.
Doğa sevenlere, doğayla başbaşa kalmak isteyen her yaş grubu insana hizmet edecek etkinliklerin yapılabileceği Kocayayla civarında, keşfedilmeyi bekleyen pek çok mağara vardır. Tahmini 20 km. uzunluğunda olan kanyon ve kanyondan Çivril gölüne dökülen Akçay görülmeye değerdir. Kanyon boyunca insanoğlunun ayak basmadığı mağaralar, trekkingcilerin ilgisini çekecek güzergahlar bulunmaktadır.
Bu eşsiz yer Orman Bakanlığı, Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce, 29.06.2000 tarih ve 270 sayılı Onay ile “Tabiat Parkı” ilan edilmiştir.
Sandıklı Ulu Camii
Cuma Mahallesi Yukarı pazar Meydanlığında bulunan mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait, 48 pafta, 241 ada, 2 nolu parseldeki Sandıklı Ulu Cami, H.780/M.1379 yılında, Germiyanoğulları döneminde ünlü beylerden Alâeddin oğlu Bahauddin Ömer tarafından yaptırılmıştır. Önceleri mescit olarak nitelendirilmiş, daha sonra minber, kürsü eklenerek cami olmuştur. Osmanlı Salnamelerinde “Cami-i Kebir” olarak adı geçer. Bir belgede, mezarlık içinde bulunan kilise yıkılarak, yerine cami yapıldığı yazılıdır. Yapımından beri hiçbir dönemde ibadete kapanmayan bu camiye Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde “Çarşı Camii” demektedir. Yapım kitabesinde adı geçen Alâeddin Bey, (Alâeddin Keykubat III olma ihtimali çok yüksek) Selçuklu ailesinden olup, Selçukluların son döneminde Konya’da İlhanlılar’ın baskısından kaçarak Germiyan oğullarına katılmıştır. Alâeddin oğlu Bahâuddin Ömer, Sandıklı’da subaşı (Büyük Emir) olduğu dönemde bu cami yapılmıştır. Bu tarihte Germiyanoğulları Beyliği’nin başında Yıldırım Beyazıt’ın kayınpederi Süleyman Şah vardı. Ulu Cami’nin mimarı, hakkında fazla bilgimiz olmayan Nâib (Sandıklı Kadısı) Abdullah’ın oğlu Aydemir’dir. İç kapı sağında bulunan dokuz satır Arapça kitabe şu şekildedir:
Bismillahirrahmanirrahim
Ve innel mesacid-ellahi felâ ted’u maâllahu ahade
Amere hazel-mescid-il mübareke bi-resmi
El-Emir-ül-kebirül-Hatırül-Münir ebul-hayrati.
Bahâüd-devlete ved-din Ömer ibni Alâeddin
Â’lâ Allahü şanehü ve senahu amme şanehu
Fi yevmil sebtis-sâdisi min
Zilhicce sene semani-i ve seb’a mie
Mimarühü Aydemir bin Abdullah en-Naib.
(H–6.Zilhicce.780-M–26.Mart.1379-Cumartesi)
( Kaynak)
Tarihi Hisar Kalesi
Sandıklı Kalesi, günümüzden 678 yıl önce 1325'te Germiyan sultanı olan Çelebi Hüsameddin Yakup Bin Umur Bey tarafından, Mimar Çoban'a yaptırılmıştır. Kale yığma topraktan oluşan bir höyük üzerindedir. Kale (hisar), üç kat sur ile çevrilmiş ve güneye bakan dış kale kapısında kitabesi olan bir görünüme sahipti. Günümüzde ise kalenin ancak 10 metrelik bir bölümü ayakta kalmıştır. Dış kale kapısı üzerine konan iki mermer parçası olan yazılı kitabesi çok önemli bir tarih belgesidir. Kalenin zamanla yıkılması sonucu kapıda bulunan kitabe, Çavuş Camii yanına getirilerek bu camii çeşmesinin yan dikmelerine konulmuştur. İki büyük parça mermer üzerine, sülüs ile iki satır Arapça yazılmış olan kitabenin aslı ve anlamı şöyledir:
1. Ammere hazel Kal'atül mübareke harresaha-ullahu teala bi emrül emirül-ecel üs Sultan ül Germiyaniye Çelebi i Azam azzemallah kadere hu hüve Eşrefü
2. El Emrül-muazzam vel-Mevlal-azam Hüsamüddünya veddin Yakup bin Umur etalallahu bekahü fi yevmül-ahad min Cemaziyel evvel sene hamse ve ışrine ve seb'a mie mimaruha Çoban.
"Allah koruyası bu mübarek kale, Germiyan Büyük Sultanı Çelebi yüce Emir'in emri ile yapıldı. O büyük emirlerin ve uluların en şereflisi Husam (ed dünya ve) din, Umur oğlu Yakup'tur. Allah onun ömrünü uzun etsin. Yedi yüz yirmi beş yılının Cemaziyelevvel ayının 1. gününde. Onun mimarı Çobandır."
Kale kitabesinde dikkati çeken bir sıfat 'Büyük Çelebi' sözüdür. Bilindiği gibi Çelebi Mevlana Celaleddin Rumi'nin evlatlarına verilen bir sıfattır. Mevlana'nın torunu Mutahhare hanımın oğlu olduğu kesin olarak bilinen Hüsameddin Çelebi 1. Yakup Bey'in bu kitabede Çelebi Azam sıfatını kullanmasının gerekçesi böyledir.
Büyük Çelebi Hüsameddin Yakup bin Umur Sandıklı Kale yazıtında adı geçtiği halde, türbesi Şuhut Seydisultan (Ulupinar) dadır. (Ölümü M.1344)
Kitabenin aslı halen Çavuş Camii çeşmesindedir. Buna göre Sandıklı Kalesi, Hicri 725 Çemaziyelevvelin birinci (Miladi: 15 Nisan 1325, Pazartesi) günü bitirilmiştir.}
(Kaynak)
Yunus Emre Türbesi
Türk mutasavvıf ve şairidir. Hakkında en çok araştırma yapılan büyük velilerimizdendir. Halkın sevdiği, saydığı, yaşamı ile örnek kişiliğiyle herkesin ulu bir insan olarak kabul ettiği ve türbelerine de aynı saygı ile günümüzde ziyaret ettiği bir büyüğümüzdür. Onun yaşamını aktarmayacağız. Bu konuda bol miktarda belge var. Kısaca özetlersek; İnsan sevgisi şiirlerinin temel felsefesidir. Ne zaman doğduğu, ne kadar yaşadığı ve nerede öldüğü hep rivayetler üzerine kuruludur. 1238 yılında doğduğu ve 1320’li yıllarda Eskişehir’de vefat ettiği söylenir. Birçok yerde makamları vardır. Ama çoğu yerleşim bu türbelerin makam olmadığını, gerçek mezarın kendilerinde olduğunu söylerler. Buna Anadolu’nun Yunus Emre’yi kucaklaması diyebiliriz.
Yunus Emre’nin bilinen birçok türbesi vardır. Her türbe Yunus Emre’yi sahiplenip burada yatmaktadır, gerçek mezar burasıdır demektedir. Sandıklı’daki türbe de bunlardan biridir. Fakat aynı mahallede Taptuk Emre’nin de türbesi vardır. Bu durum da ilginçtir. Ayrıca Yunus Emrem zaviyesi belgeleri de bulunmaktadır. Bu belgelerde Sandıklı Çay Köyü ve Hacı Köy adı geçmektedir. Çay Köyü bugünkü Yunus Emre Mahallesi ve 1970 yılında Belediye Meclisi onayıyla Sandıklı’nın bir mahallesi yapılmıştır. Ayrıca Yunus Emre şiirlerinde geçen hocası Taptuk Emre Türbesi Yunus Emre Türbesine 150 mt mesafedir. Bununla beraber Barak Baba, Sarı Saltuk, Hacım Sultan, Gözcü Baba, Karaca Ahmet Sultan ve Seydi Sultan türbelerinin de Sandıklı ve civarındaki yerleşimlerdedir.
Türbe altı betonarme direk üzerine sivri külah dam ile örtülüdür. Mezarı beyaz mermerden bir sanduka biçiminde kaplanmıştır.
Yunus Emre türbesi özellikle hayır duası için ziyaret edilmektedir. Bu manevi büyüğümüzün türbesi değişik dilekler için de ziyaret edilmektedir. Bir hastalığa yakalanan veya çocuğu olmayan kadınlar türbeyi ziyaret etmektedirler. Dileği olanlar kurban adağını türbeye gelerek keserler. Daha eskiden türbe mezarken türbe toprağı şifa olarak alınırmış. Oğlan çocuk isteyenler çocukları erkek olunca adını Yunus koymaktadır.
Çocuğu olmayan kadınların türbe başındaki uygulamaları ise ilginçtir. Çocuğu olmayan kadın 40 tane kadını (günümüzde bu sayı 3 kadına kadar inmiş) türbe başına getirip el ele tutuşturup türbe etrafında dönülmektedir. Türbe etrafında dönerken “Yarabbi bana hayırlısıyla bir oğlan ver. Adını Yunus koyacağım” diyerek dilekte bulunurlar.
Türbeye yakın bir “Kara Dut” ağacı vardır. Bu ağacın Yunus’un aradığı asadan hasıl olduğu rivayet edilir. Hocası Taptuk Emre Yunus Emre bulsun diye asasını havaya fırlatır. Yunus Emre yedi yıl arar ama bulamaz. Bulamadığını hocasına söylemek geri döndüğünde bakar ki Taptuk Emre vefat etmiş. Bu sırada bir nur göğe yükselmiş. İçinden “Asa bu olsa gerek” diyen Yunus Çay Köyde iki çayın birleştiği yere koşmuş. Bakmış asa orada duruyor… Asanın olduğu yere zaviyesine kurmuş ve ömrünün sonuna dek burada irşada devam etmiş. Aynı yerde de vefat ederek buraya gömülmüştür.
(Kaynak)
Tabtuk Emre Türbesi
Tabduk’un kapısında / Kul olduk kapusunda, / Yunus miskin çiğ idik / Piştik elhamdülillah! Dizleri ile Taptuk Emre’nin öğrencisi olduğunu söylemektedir Yunus Emre. Yunus Emre Tapduk Baba’nın dervişidir. Taptuk, Barak Baba’nın, o da Sarı Saltuk’un halifesidir.
Horasan erenlerinden olan Taptuk Emre Cengiz Han’ın baskıları sebebiyle Anadolu’ya göç etmiştir. Doğum tarihi olarak 1210-1215 yılları düşünülmektedir. Adı Hacı Bektaş-ı Veli ‘Vilayetname’sinde geçtiğinden dolayı onunla çağdaş sayılmaktadır.
Türbe günümüzde mahallenin gelişmesiyle bir çıkmaz sokağın arasında kalmıştır. Yunus Emre’nin türbesi ise Taptuk Emre türbesine 100 mt mesafededir. Türbe önceleri kesme taştan bir mezarken günümüzde üstü betonarme bir çatıyla örtülerek türbe haline getirilmiştir.
Türbe yanında Taptuk Emre’yi ziyarete gelenlerin ibadeti yapmaları ve Kuran okumaları için küçük bir mescit yapılmıştır.
Taptuk Emre türbesi hayır duası için ziyaret edilmektedir.
Hacı Bektaş-ı Veli Yunus Emre’nin eğitim işini Taptuk Emre’ye vermiştir. Bu ilişkiden dolayı bazı kaynaklar, Taptuk Emre’nin Hacı Bektaş-ı Veli’nin halifesi olduğunu belirtmektedir. Taptuk Emre, daha Emre iken nasibinin onda olduğunu Hacı Bektaş-ı Veli’nin elindeki yeşil beni görünce anlar ve ona “Tapduk Hünkârım” diye hitap eder. O günden sonra Emre artık Taptuk Emre olarak anılacaktır.
(Kaynak)
Meşhur Sandıklı Leblebisi
Evliya Çelebi bile yazmış olduğu seyahatnamesinde Sandıklı’da 40 civarında Leblebi imalathanesinden bahseder. Leblebinin insanoğlunun hayatına girmesi 1370 yılına rastlar. Şeyh Nurettin ve Şeyh Hamza hazretleri bugünkü leblebinin mucitleridir ve mezarları da Sandıklı’da Muradin camisindedir. Şeyh Nurettin uzun uğraşılardan sonra nohudun dağılmadan ve kabuğunun çıkarılıp kavrularak yensel hale gelmesini sağlamış, bu işlemin yapılmış haline de leblebi adını vermiştir.
(Kaynak)
Meşhur Sandıklı Haşhaşı
Osmanlı Devleti döneminde Sandıklı ekonomik yönden çevre şehirlerden daha gelişmiş bir durumdaydı. Padişah II.Mahmut’un emriyle 1808 yılında “Sandıklı Altını” adında paranın bastırılması ve o dönemin haşhaş üretiminin büyük kısmının Sandıklı’da yapılması ve Osmanlı Bankasının 1912 de Sandıklı’ya bir şube açması bu ekonomik gelişmişliğin bir göstergesidir.
Sandıklı ekonomisinde “haşhaş” üretiminin tarihte önemli yeri vardır. Haşhaş kültürü Sandıklı insanının yaşamına öyle bir girmiştir ki hamur işlerinden başka kullanılan sıvı yağa kadar haşhaş yaşamın bir parçası olmuştur. Günümüzde azalmış olsa da haşhaş tanelerinden çıkarılan yağ yemeklerde, geriye kalan posası ise hayvan yemi olarak kullanıla gelmiştir.
(Kaynak)
Sandıklı Kültür ve San'at Evi
1932 yılında inşa edilmiş erken Cumhuriyet dönemi mimari özelliklerine sahip, ahşap ve kerpiç malzeme kullanılarak yapılmış olan bu bina 2006 yılında Karagöz’ler sülalesinden derneğimiz tarafından satın alındı (70.000 TL). Bir yıl süren güçlendirme çalışmasından sonra bir avuç hayırsever hemşerimizin yardımlarıyla tamiratına başlandı. Ahşap malzeme olarak çoğunlukla sedir ağacı kullanıldı. Orta kat, dış cephe ve üst katın bir bölümüne çöplü sıva denilen teknik uygulandı. Dış cephede ahşap yüzeyler kök boya ile boyandı. Orta katta elektrik tesisatı orijinalinde olduğu gibi berkman boru ile sıva üstü olarak döşendi. Orta kattaki odaların işlemeli, motifli tavanları, yıkılan eski ahşap evlerden getirilerek monte edildi. Her türlü kültürel ve sanatsal faaliyetlerde kullanılmak üzere üst katta esaslı tadilata gidildi. Derneğimizin yedi yıldır uygun olmayan bir mekanda aralıksız sürdürdüğü 'Yâren Geceleri' bu mekanda devam etmektedir. Bu alan, Kültür ve Sanat'ımıza katkıda bulunan tüm hemşerilerimize açıktır. Binanın giriş ve orta katı kıraathane olarak hizmete sunulmuştur .Binada derneğimizin faaliyetleri çerçevesinde halk oyunları ve Türk halk müziği vb. kurslar düzenlenmektedir.
( Kaynak)
Tarihçe
Frigyalılardan Bu Yana
Sandıklı' nın şifalı sularının tarihin en eski devirlerinden beri dertlere deva olduğu bilinmektedir. Frigyalılardan bu yana şifa dağıtan kaplıca çamur banyolarıyla ün yapmıştır.
(Fotoğraflar Vatikan Müzesinden Alınmıştır)
Hristiyanlık Devri Yazıtlarının Kraliçesi
Hristiyanlık tarihi açısından büyük öneme sahip olan ve 'Hristiyanlık Devri Yazıtlarının Kraliçesi' olarak adlandırılan kitabenin Sandıklı' da bulunarak 1892 yılında o zamanın padişahı olan Sultan II. Abdulhamit' in izni ile Vatikan' a hediye edildiği ortaya çıkmıştır. Vatikan' a gönderilen bu kitabe Aziz Abercius' un mezarının da Sandıklı' da olduğunun göstergesidir.
Fotoğrafı Büyült(Fotoğraflar Vatikan Müzesinden Alınmıştır)
Fotoğraflardaki Yazıtları Kaplıcamıza Kazandırma Projesi
Sandıklı Belediye Başkanı Sayın Mustafa ÇÖL' ünde katkılarıyla Sandıklı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı ve Sandıklı Kültür Varlıkları Yaşatma ve Koruma Derneği birlikte, Hüdai kaplıcaları bölgesinde bulunup Vatikan muzesine gönderilen Aziz Abercius' a ait kitabeyi yapılan bir proje ile yerinde sergilenmesi ve yine ilçede 1600 yıl önce yazılan Vita Abercil isimli kitabın Türkçeye çevrilmesi nihayetinde Hüdai Kaplıcalarının 2000 yıllık tarihinin somut belgelerle ortaya çıkarılması için Zafer Kalkınma Ajansı proje çalışması yapılmıştır.
(Fotoğraflar Vatikan Müzesinden Alınmıştır)